GAP VE YEREL MEDYA EĞİTİM SEMİNERİ DİYARBAKIR’DA YAPILDI
Tarih: 20.11.2008 Saat: 05:26 Gönderen: editor
|
|
Misafir bildirdi: " TERÖRLE ANILAN DİYARBAKIR 22 İLDEN KATILAN 153 YEREL GAZETECİYİ AĞIRLADI. ŞEHİR MERKEZİNDE NORMAL HAYAT YAŞANIRKEN KIRSALDA HAİN SALDIRILAR DEVAM EDİYORDU.
"DİYARBAKIR, MARDİN, MİDYAT, HASANKEYF, BATMAN GİTTİM, GÖRDÜM VE YAZDIM."
Gazeteci İsmet KÖSOĞLU GAP ve GÜNEYDOĞUYU sizler için yazdı.
DİYARBAKIR-Türkiye Gazeteciler Federasyonun öncülüğünde sık sık yapılan Yerel medya Eğitim Seminerine bu kez Diyarbakır ev sahipliği yaptı.
Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, GAP idaresi, Türkiye Gazeteciler Federasyonu işbirliği ve Dicle Üniversitesinin desteği ile 15-19 Ekim 2008 tarihleri arasında Diyarbakır’da düzenlenen program için 22 İlden Gazeteciler Cemiyetlerine mensup 22 Cemiyet Başkanı ve 153 Gazeteci Diyarbakır’da buluştu.

Aylar öncesinden planlanan Diyarbakır’daki bu seminere katılalım mı düşüncesini Başkan Faik BAKOĞLU, Talip SAKLI ve katılması son anda sağlık problemiyle engellenen B.Ali KAVALCI ile defalarca görüştük. Yol güvenliği ve oradaki asayiş şartları nasıl, aracımızla seyahat edebilirmiyiz düşüncesini en son günde bir tarafa bıraktık. Mademki Güneydoğu Misakı Milli sınırları içinde ve Türkiye Cumhuriyetinin 21 plakalı ili olan Diyarbakır’da bir seminer yapılıyor katılmam azlık edemezdik. Sabah namazı sonrası her türlü kaza ve beladan koruması için her zamanki gibi Yüce Allaha namaz sonrası el açıp dua ettik.
Yolculuğumuz karayolu ile Rize başlangıç olarak ünlü Ovit dağımızı aştıktan sonra rahat bir yolculukla sabah 10.00 sularında Erzurum’a vardık. Erzurum’da can dostumuz, yiğit dadaş Tahsin BAYRAMOĞLU’nu görmeden geçmek istemedik. Ücretsiz telefon hattı! kullanan Faik BAKOĞLU her zaman olduğu gibi Tahsin ağabeyi arayarak Erzurum’da olduğumuzu Diyarbakır’a gideceğimizi söyledi. Fazla zamanımız olmamasına rağmen kahvaltı için bekleyen Tahsin Bayramoğlu ağabeyi mecburen 1 saatten fazla alıkoyduk. POLAT Oteli karşısındaki Çamlıhemşinli hemşerimizin işlettiği Pastanede kahvaltımızı yaparken konuştuğumuz konu tabiî ki OVİT Yolu ve sonrasında Ç.Rizespor, Erzurumspor oldu.
Erzurum’dan seminere yetişmek için tekrar yola çıktık.
Burada şunu öncelikle söylemeliyim ki Doğu ve Güneydoğu yol ağının düzgünlüğü bakımından Karadeniz Bölgesi ve öncelikle Rize’ye göre çok daha iyi durumda. Bırakın il arası karayolunu birçok köy yolunun asfalt olduğunu görmekten mutlu oldum. Fakat bu hizmeti Rize ile kıyaslamadan da geçemedim.

RİZE-Ovit-ERZURUM-Çat-Karlıova-BİNGÖL-Genç İl ve İlçe merkezlerinden geçerek Diyarbakır’a saat 15.00 de vardık. RİZE-DİYARBAKIR yaklaşık 680 km. civarında ve çok rahat bir yolculukla 8-9 saatte gittim.
Terörle daha çok anılan Tarih Şehri DİYARBAKIR
Şehir de rahat ve güvenli bir şekilde gezmek gayet normal. Hayat devam ediyor. Caddelerde gezerken hemen her köşede binlerce yıllık medeniyet izlerine rastlamak mümkün. Diyarbakır tarih kokan bir şehir, binlerce yıldır ayakta duran Diyarbakır Kale Surları adeta sembol olmuş.

Muhteşem modern caddeleri, koskocaman apartmanları, leziz ve güzel lokantaları, işyerleri ile İstanbul, Ankara’yı aratmayacak imkânlara sahip.
Öğrendiğimize göre Dünyanın en eski surları Diyarbakır surlarıymış. Çin sed dinden daha eski bir tarihi var. Bugün halen ayakta duran 1700 m. uzunluğundaki surlar 2 bin yıllık. Bu surlar 26 medeniyete ev sahipliği yapmış. Surlar şehri güvenlik içim öylesine güzel koruyor ki 3 kapıdan başka giriş ve çıkış kapısı yok. Urfa, Mardin, Dağ kapısı isimleri verilmiş bu kapılara. Osmanlının eline geçtikten sonra Diyarbakır düşman işgaline hiç uğramamış.
YABANCI ÇAY DİYARI
Diyarbakır caddelerinde gezerken en çok dikkatimizi çeken bir konu Rize yani Türk Çayını piyasada görememek. Zira gördüğümüz her yerde yabancı Çay var. Bakkal kapılarında açık veya kutuda yabancı çay serbestçe satılıyor. Kilosunun 15 YTL. Olduğunu söylediler.
Rize ekibinden Gazeteci Faik BAKOĞLU ile Giresun Gazeteciler cemiyeti Başkanı Bekir BAYRAM çay konusunda çok soru sordu. Türk çayının damak tadı alışkanlığı yapamadığı cevabını aldılar.
EĞİL İLÇESİ
Yerel Medya Eğitim Seminerinin öncesinde Diyarbakır’a 22 ilden gelen 153 gazeteciyi 3 otobüsle 1995 yılında Dicle Baraj gölü altında aklan Eğil ilçesine gittik. Diyarbakır’a 50 km. mesafedeki ilçe tam bir tarih kenti.1995 yılında baraj altında kalan eski Eğil dağ yamacına taşınarak yeniden kurulmuş.

Eğil Peygamberler ev Krallar diyarı olarak tanınıyor. Zira burada 3 peygamber mezarı var. Eski Eğil’de bulunan 3 peygamber mezarı 1995 yılında buraya taşınmış. Barajda su tutulmaya başlanınca mezarların su altında kalmaması için yoğun bir çalışma yapılmış. Kur’an da isimleri geçen Hz.Elyasa(AS)ve Hz.Zülkifl(AS)ve Nebi Harun Peygamberin mezarları su altında kalmaktan kurtarılmış. Tepe üzerinde mescit ve mezarlık yapılarak koruma altına alınmışlar ve bugün ziyaretçi akınına uğruyor burası.
Bize mihmandarlık eden Cami imamının anlattığına göre mezarların eski yerlerinde defin için açıldığında cesetlerin halen çürümemiş olduğunu söyledi. Dualar ederek huzur içinde Peygamber kabirlerinden ayrıldık. Medine’de Hz. Peygamberimizin kabrinden sonra ikinci defa bir Peygamber kabri karşısındaydım. Allah günahlarımızı affeder inşallah.
Dicle Barajı ile oluşan gölde feribotla bir gezinti yaptık. Geziye Kıbrıs’tan gelen Gazeteci ağabeyimiz eski asker ve 1.Kıbrıs çıkarmasına bizzat katılan Maksut Mesut Günsev bu feribotun 1974 çıkarmasında kullanılan çıkarma gemisi olduğunu söyledi. Bir kez daha hafızamızı zorladık. Kıbrıs çıkarma gemisiyle baraj gölünde tur atmanın hazını yaşamak güzel.Baraj kenarında çok eski medeniyet izleri var.Çoğu kısmı su altında kalmış olsa da kayalardaki mağaralar ve yukarı çıkan merdivenler burada geçmişten izler olduğunu gösteriyor.Eğil tepesindeki Asur Kalesi,Asur Kaya Mezarları,Mağara Kilisesi korunması gereken tarihi kültürel varlıklarımızdandı.Eğil ilçesi birçok medeniyet,uygarlık ve ine beşiklik etmiş,tarihi Asur şehri,Peygamber,aziz ve nebiler diyarı olmuş küçük bir ilçe.Baraj gölüne hakim bir tepeye yeniden inşa edilmiş.

EĞİL’DE BİR KIZIM VAR.
Eğil ilçesinde gezerken ilköğretim okulu öğrencisi bir kız çocuğu dikkatimi çekti. Üzerinde okul önlüğü vardı. Yanıma çağırdım. Kendisiyle uzun süre konuştum.
Atatürk İlköğretim Okulu 4 sınıf öğrencisi olduğunu, isminin Elif İNCİ ve amacının öğretmen olabilmek için okumak istediğini öğrendim. Kendisinle fotoğraf çektirdim. Zümrüt gazetesinde bu yazının fotoğrafıyla çıktıktan sonra Okul adresine göndereceğimi söyledim çok mutlu oldu. İnanırımsınız otobüsümüz ayrılana kadar Elif kızım aracımızın yanından ayrılamadı. Çok yakın bir tanıdığını uğurlar gibi aracımız hareket ederken dakikalarca el salladı. Elik kızımı Rize’de misafir etmekten mutlu olurum. Babası bir kurumda güvenlikçi olarak çalışıyormuş.
 GAP ve DİYARBAKIR Gezisi ile ilgili değişik fotoğraflar.
(DEVAMI VAR)"
|
| |
Ortalama Puan: 0 Toplam Oy: 0
|
|