Author Archives: Nizamettin BİBER

BİR YURTTAŞ OLUŞTURMAK

Cumhuriyetin 92.yıldönümü için düzenlenen kutlamalar bir Ulusun devlet oluşum ve devamındaki sürecinde birey olarak yurttaş, ya da eski kullanım biçimi ile vatandaş kimliğinin oluşumu ve Cumhuriyet’in yurttaş örüntüsü üzerine inşasını gündeme getirmek istedim. Osmanlının reayadan,.... Devamını Oku

DOZAJINDA

Kapitalistlerin söylediği ve hemen hemen herkesin de sorgulamadan inandığı O ünlü sözle başlamak istiyorum, “İnsan ihtiyaçları sonsuz doğadaki kaynaklar kıttır.” Gerçekten böylemidir? Görüldüğü üzere; İhtiyaç sözcüğü, yaşamın merkezine oturmaktadır. Toplumu oluşturan bireyler, hayatlarını idame ettirebilmek.... Devamını Oku

Sizce; Neden ve Niçin?

İhtiyar ve karanlık Dünyamızın üzerine 610 miladı yılında bir ışık doğmuştu. Bu ışık karanlıkları boğacak, batılı (mantıksal bir temele dayanmayan inanç ve davranışlar) kovacak, haksızlığı ve zulmü ezecekti. Bu ışığın İslam Güneşi olduğu belirtiliyordu. Bahse.... Devamını Oku

KENT MEYDANLARI

İnsanoğlu uygarlık alanındaki bugünkü gelişmişliğini toprağa yerleşmesine, özellikle kentler kurmasına borçludur. Kentler, mekânın yazdığı tarihlerdir, zira her mekân bir doğa ve tarih kitabı gibi okunup yorumlanabilir. Kentler, doğa ve tarihin bilincidir. Onda tüm bir geçmişin,.... Devamını Oku

TARİH BİLİNCİ VE İPSİZ RECEP

Bir milleti millet yapan unsurlardan biri de “tarih bilinci”dir. Atatürk, millet tanımında bu bilinçten bahseder. “Zengin bir hatıralar mirasına sahip bulunan, birlikte yaşamak hususunda ortak arzu ve kabulde samimî olan, sahip olunan mirasın korunmasına birlikte.... Devamını Oku

LAİKLİKLİĞİN ÖZGÜRLÜĞÜ

İnsanoğlu, yaşamın (ve ölümün) farkına vardığı günden beri, kendisini de içinde bulduğu âlemin bilinmezliğini, tehlikelerini, korkutuculuğunu, aslında birbiri ile iç içe ve birbirini tamamlayan iki doğrultuda bertaraf etmeye çalışmıştır. Katlanma ve başkaldırı. Birincisi, inancı ve.... Devamını Oku

ANADOLULU THALES

Sokrates; devletin başına en akıllıların geçmesini istiyor nerede olursa olsun, yalnız akla uygun olanı arıyordu. En çok söylediği iki söz; “Benim tek bildiğim, bir şey bilmediğimi bilmek”, öteki de “kendini tanı” idi. Atina’da Meletos adlı.... Devamını Oku

GÜNÜMÜZ İNSAN TEORİLERİ

Çağımızın Nevrotik Kişiliği eserinde Karen Horney, ortaya çıkardığı ihtiyaçları karşılayacak olanağı sunmayan günümüz toplumunun, bireyleri, kaygı, düşmanlık, cinsellik, güç arayışı, rekabeti ve suçluluğu tetiklediğini nevroza sürüklediğini ifade etmektedir. Çağımızın dünyasının acı veren koşullarında oluşmuş “nevrotik.... Devamını Oku

YAPI VE YAŞLANMA

Mimar bir yapıyı tasarlarken, mühendis boyutlandırırken, üretecekleri yapının bir ekonomik ömrü olduğunu bildiği halde, yapılarının sonsuza kadar yaşayacakmış, zamana meydan okuyacakmış gibi davranırlar. Ama her başlangıcın bir sonu vardır gerçeğinden de kaçınılmaz. Yapıyı oluşturan malzemelerin.... Devamını Oku

TARİH YAZMAK ÜZERİNE

Tarihin tekerleğinin geri işletilmeye çalışıldığı ve vakanüvislerin yazdığı saptırılmış hayal ürünü tarihin tarihmiş gibi gösterildiği bugünlerde bende tarih yazımını irdelemek istedim. Çağdaş bilimin içerisinde tarihin özel bir yeri vardır. “Toplum bilimlerinin tacı” sayılan tarihten insanların.... Devamını Oku

DESENSİTİZE ÖLÇÜTÜ

Sorunları dağ gibi yığılan günümüz nevrotik insani genellikle çözüme hangisinden başlayacağını ve nasıl çözeceğini kestiremeyeceğinden aniden eylemsiz kalır. Tepki göstermeme, iç dünyasına kapanma gibi davranışlarla karşımıza çıkan duyarsızlaşma; hassasiyetin azalması maalesef çağımız insanının önemli bir.... Devamını Oku

VASATLIK

Ara sıra da olsa yazmak lazım. Konuşma eyleminin aksine yazmak bir düşünme sorumluluğu getirir. Kimse kendi hikayesini yazmaya özenmez ve çaba sarf etmez. Kendi olmaya ve kendi hikayesini yazmaya çalışanların canına okunur bu coğrafyada. Son.... Devamını Oku

Ev Sahibi Değil, Kiracı Devlet

Devlet, üzerinde yaşayacak toprağı olan, üzerinde yaşayan insanları olan, üzerinde yaşayan insanları bir arada tutabilecek gücü olan siyasal bir kurum olarak tanımlanmaktadır. Bilindiği üzere Devlet, insanlığın bugüne kadar oluşturduğu en iyi organizasyon olup soyut bir.... Devamını Oku

EŞRAF PLÜTOKRASİSİ

“Eşraf”, feodalite kalıntısı toplumsal tanımlamalardan olup, şehirlerin, köylerin, aşiretlerin ileri gelenlerine verilen isimdir. Eşraflar, bulundukları yerlerde en etkili ve zengin kişilerdir. Ülkemizde ise milliyetçi askerlerin Osmanlı Devleti’nin dağılma döneminde ittifak yaptıkları toplumsal sınıf olarak bilinirler..... Devamını Oku