DOĞU’NUN GÜLEN YÜZÜ ERZİNCAN

Geçen hafta kısa bir seyahat için Rize-Trabzon güzergâhından karayolu ile Erzincan’a gittim. Kısa seyahatte gıyabında tanıdığım birçok dostla buluşarak kırk yıllık arkadaş gibi sohbetlere daldık.

    Erzincan’a ilk kez 1992 Mart ayındaki Erzincan depreminde gitmiştim. Deprem sonrası şehirde fiziki anlamda büyük gelişmeler değişmeler olmuş.

     Trabzon-Zigana Gümüşhane arasında müthiş Karayolu çalışması var. Yıllar önce 17 Tünel vardı bu yol üzerinde ama bugün güzergâh birçok yerde yön değiştirmiş. Avrupai dediğimiz gösterişli Viyadükler pırıl pırıl aydınlatılmış Tüneller ulaşıma renk katıyor.

    Şu anda Dünyada 3.Türkiyede 1.uzunlukta olan OVİT Tüneline ulaşan duble yolda 3 yıldır yaprak kımıldamazken Zigana ve sonrasında Gümüşhane havalisinde şantiyeler son hızla çalışmaya devam ediyor. Burada eksiklik bizde olmaması lazım zira hem Cumhurbaşkanımız hem Meclis Başkanımız var. Sürdürülen çalışmaların Rize’deki karayolun da da devam etmesini istemek bencilik olmasa gerek. En üst seviyede bunca güngörmüş adamımız varken yol çalışması 3 senedir niye başlamıyor anlamış değilim. Acaba Bayburt’un bir Bakanı; Reisicumhur veya TBMM Başkanından çok daha mı forslu. Gümüşhane içinden trafiğin şehir dışına atılması için yapılan viyadüklere harcanan para ile 10 tane Gümüşhane satın alınabilirdi.

     23 Nisan günü Erzincan’a giderken bölgede maddi hasarlara yol açan şiddetli fırtınaya bizde aracımızda yakalandık. Torul ilçesi girişinde verdiğimiz kısa molada Gazeteci Bayram Ali Kavalcı dostumun gözlükleri fırtınanın şiddetiyle uçup gitti. Bahçede yapılan bir saatlik arama sonucu Kavalcı gözlüğünü buldu. Gözlüğüne kavuşan Kavalcı’nın sevinci görülmeye değerdi.

GAZETECİ HİKMET KÖKSAL ‘Biz itfaiye eriyiz’

     Erzincan’ın duayen Gazetecilerinden Yazar Hikmet Köksal bey bizi bekliyordu. Sohbet ederken Hikmet Köksal beye Ovit Yolu kitabımı takdim ettim. Saat kulesi yanındaki Kulem Cafe denen nezih oturma yerinde nefis bir Antep fıstık baklavalı dondurma ziyafetiyle karşılaştık. Rize’de Külah veya Kâsede yediğimiz dondurma burada fıstıklı baklava ile yayvan tabakta gelmişti.

    Gazetecilerin İtfaiye eri olduğunu söyleyen usta Yazar ağabeyim Hikmet Köksal son derece haklı bir benzetmede bulundu. Yangını birileri çıkarır, yangın olur ama söndürmeye yardım için öncelikle biz Gazeteciler çağrılır. Memleket meselesi için her zaman elini taşın altına sokan gazeteciler bundan dolayı itfaiye eridir deyimi tam yerindeydi.

     Gündemdeki bazı olaylardan Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda çok sıkıntısını çekeceğiz diyen Hikmet Köksal iyi bir düşünce adamı. Erzincan’da bulunduğumuz kısıtlı süreçte birkaç saatimiz Kulem isimli güzel mekânda sohbetle geçti. Günümüzde var olan fikir zincir halkalarından birisi olan Hikmet abi Erzincan’dan ayrılırken de sağ olsun bizi boş bırakmadı.

               Tarih kokan Hamam yemek yeri olmuş

    Erzincan merkeze çok yakın Kemah yolu üzerinde 19 yüzyıl başlarında yapıldığı söylenen Taşçı Konak denilen yemek yerinde yemek yenecek kadar konaklamamız oldu. Değerli dostlar Erzincan DHMİ Başmüdürümüz Levent Akkuş, yazar ağabeyim Hikmet Köksal ve B.Ali Kavalcı ile Taşçı Konakta  mutena bir öğlen yemeği yedik. Yemekte Başmüdür dostumuz Levent beyin misafiri olduk. Anadolu misafirperverliğini bir kez daha gördük.

     Yemek bahane güzel geçen sohbet esnasında birçok Erzincan depreminde yıkılmadan ayakta kalan taş yapılı tarihi hamamın içini gezme fırsatım oldu. Tarihi Hamamın için çok güzel dizayn edilerek onarılmış. İçerde odalar döşenmiş amsalar atılmış ama hamamın otantik havası aynen korunmuş. Bahçesinde düğün yapılacak kadar geniş ferah bir yeşil alan var.

                       Erzincan Doğu Gazetesi

    Erzincan’da yerel basın gündemi kovalıyor.37 yıldır yayınlanan 6 sahifelik ofset gazete Doğu Gazetesinde Sahip ve köşe yazarlarından Gazeteci Mücahit Özdemir’e uğrayarak kısa bir sohbetimiz oldu.

     Erzincan ile Rize Basınının sıkıntılarını konuşma fırsatımız oldu. Yazılı ve görsel basın Erzincan’da ilerde.Uydudan genele yayın yapan televizyon var.

                        Anadolu insanı vefayı unutmamış

    Vefanın bir semt olduğunu bilir gençlerimiz. İstanbul’da bir semt adı olan Vefa asıl ismi insana saygı, insana saygı duymaktır, insanı unutmamaktır, aynı kıbleye yöneldiğimiz dost kardeşlerle aradan yıllar geçse de var olan gönül bağını koparmamaktır.

    Erzincan’da dostlar arasında vefayı saygıyı gördüm. Belki fazla olacak ama Rize caddelerinde hiç eksik olmayan korna sesini Erzincan’a hiç duymadım dersem yalan olmaz. Trafikte sokakta caddede insanlara saygı vardı. Anadolu şehridir Erzincan Rize gibi belki yeşili suyu fazla değil ama insanları canlıydı, insanları kadirşinas ve misafirperverdi. Dedim ya Erzincan’da vefa var ve halen yaşıyor. Kaybolmaya yüz tutan Vefanın Rize’miz de de yaşamasını diliyorum.

                               KÖK Cağ Kebapçı

    Erzincan’da güzel dostlarla hasbıhal ederken isimlerini zikretmekte reklam olur diye mahsuru olmamalı. Halitpaşa Caddesinde Tortum’lu genç girişimci Kenan Bey dostumuzun muhteşem KÖK isimli Cağ Kebabı işyeri mükemmel bir mekân.

     Geç saat olmasına rağmen Türkiye Gazetesinden emekli dostumuz Yılmaz Garip beyin bizi burada Cağ Kebabıyla ağırlayıp köpüklü kahve ile uğurlaması unutulmayacak bir damak tadı oldu. Teşekkürler Yılmaz Garip, teşekkürler KÖK Cağ Kebap Kenan bey kardeşim. ÇAYKUR sporlu sporcuları ağırladığı için Yılmaz Garip dostumuza özel bir teşekkür ediyorum.

                          Erzincan’da Rizeli Bankacı

    Erzincan’da Akbank Şube Müdürünün Rizeli olduğunu öğrenince uğramadan geçemezdik. Rize Çaykent Güneşli köyünden Kenan Arslan güzel bir Bankacı. Bankacı kardeşimiz Rize’den sonra Erzurum’da çalışmış 3 yıldır da Erzincan Şubesinin Müdürlüğünü başarıyla yürütüyor. Orhan Yazıcılar dostumuzun köyden kapı komşusuymuş.

     B.Ali Kavalcı ile yaptığımız kısa ziyarette yoğun bir Rize çalıştayı yaptık. Gurbette bir Rizeli görmek bizi ne kadar memnun ettiyse Kenan beyinde hemşerilerini gördüğünden mutlu olduğu inancındayım. Kahveli Gelişen sohbet sonunda iyi dileklerle ayrıldık: Orhan hocaya iletmek için bize verdiği emanetini de unutmadık.

                           Erzincan ve Tulum Peyniri

    Rize nasıl Çay’ın Başkenti ise Tulumpeynirinin Başkenti de Erzincan deniliyor. Her köşe başında her caddede muhakkak birkaç Tulum Peyniri satan yer var. Tatmadıktan sonra hepsinin kalitesini bilemeyiz ama 13 Şubat Spor salonunun yakınında olan Kemahlı olan Evirgen Tulum Peynircisinden kendimiz ve Rize’den verilen siparişler için Tulum Peyniri aldık. Kilo fiyatı 20 TL. Peynir hakkında söylenecek söz olmamalı. Muhteşem bir lezzet. Yukarda dedim ya Çayın başkenti Rize ise Tulum Peynirinin Başkenti de Erzincan.

      Uzun ömürlü olması için Kemah Tuzuyla harmanlanan peynir bizim gibi yaşı biraz geçmişlere sağlık bakımından tuzlu geldiği için biraz dokunuyor. Tuz oranı düşük Tulum yaparlarsa bizim için daha iyi olur kanısındayım. Hikmet abi ve Levent beye nazik ikramları için arkadaşım Kavalcı adına da bir kez daha teşekkür ediyorum.

      Kısa Erzincan gezisinde Rizeli minik güreşçilerin sevinçlerine ortak olduk. Grekoromen de güreş tutan güreşçilerimizden 7 tanesi Mayıs ayında Antalya’ya yapılacak Türkiye Şampiyonasına gitmeye hak kazandı. Çocuklarımızı kutluyorum.

Gezi-Haber-Yazı-İSMET KÖSOĞLU

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.