GENÇLERDEN HORONLU ANNELER GÜNÜ KUTLAMASI

Rizeli gençler tarafından Karadeniz kültürünü sürdürülebilir kılmak için kurulan “Grup Nasi” ilk organizasyonun da Anneler gününe özel bir video hazırladı.

İstanbul Kalamış parkında olaydan habersiz yürüyüş yapan annelerin önüne önce tulum çalan grup üyesi çıkıyor, ardından diğer grup üyeliği anneyi horon halkasına alıp anneler gününe özel yazılmış türkü eşliğinde horon etmeye başlıyorlar. Türkünün birinci kıtasından sonra horon ekibi hazırladığı diğer bir sürprizi sahneliyor. Şarkının birinci kıtasının bitmesinin ardından horondan dağılan ve üzerlerindeki gömlekleri çıkartan horon ekibi, üzerlerinde anneler için söylenmiş deyimlerin yöresel şive ile yazılmış hallerinin olduğu t-shirtler tekrar horona devam ediyor. Bu sürpriz karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen anneler kısa süre sonra şarkıya ritim tuttukları gözleniyor. Horonun sonunda içerisinde “Annelerimiz gülse bize yeter, bir annenin gülmesi dünyaya bedel ” yazan pankartın açılmasıyla horon sona eriyor. Bu sürpriz karşısında oldukça şaşkın ve mutlu olduklarını söyleyen anneler böyle bir şeyin ilk kez başlarına geldiğini ve çok mutlu olduklarını dile getirdiler.

İki evrensel duyguyu birleştirdiklerini söyleyen proje koordinatörü Ahmet Albayrak, “Grup Nasi’yi yaklaşık altı ay önce kurduk. Grubu kurarken hep uç projeler yapmalıyız diye konuştuk kaliteli ve ses getirecek bir proje yapmadan hiç tanıtımımızı yapmadık. Anneler günü için, annelerimize güzel bir hediye vermek için bir şeyler yapmalıyız diye düşündük, bu projenin ayrıca yöremizi de yansıtması gerektiği kanaatine vardık. Dünya da evrensel olan çok az duygu vardır. Bunun en bilineni müziktir. Ancak asıl önemli olanı anne sevgisidir. Anne söylenişi her dilde farklı olsa da söylendiğinde verdiği his hep aynıdır. Bu düşünce ile çalışmalarımıza başladık. Projenin senaryosunu yazdıktan sonra çevremizde ki arkadaşlarımızın destekleriyle 35 kişilik bir ekip kurduk. İki haftalık bir prova süreci geçirdik ve ardından projeyi hayata geçirdik. Bu proje aynı zamanda Grup Nasi’nin lansmanı oldu diyebiliriz” dedi.

Bundan sonra yöremizi anlatan ve insanların hayatına dokunacak projeler yapmaya devam edeceklerini belirten Albayrak, “Bizlere destek olmak isteyen kişiler sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirler. Ayrıca www.grupnasi.com adresinden bize ulaşıp organizasyonlarımızda gönüllü olabilirler” şeklinde konuştu.

Proje için 20 kişilik horon ekibi oluşturuldu. Proje için Anıl Karadağ, Kadir Kara ve Barış Kantar “E ana hakkuni nasil ödeyim” türküsünü yazdılar.

ANNEMİZ GÜLSE BİZE YETER, BİR ANNENİN GÜLMESİ DÜNYAYA BEDEL

Anne; yazılışı ve söylenişi her dilde farklı olsa da anlamı her dilde sevgi, sefkat, güven, özlem… ve niceleri!

Dünyada evrensel olan çok az şey vardır. Bunlardan en çok bilineni müziktir. Bir diğeri ise Anne sevgisidir. Diliniz dönmese de gözünüz görmese de kulağınız duymasa da hangi dilden olursa olsun müzik hep içinizdedir. İşte Anne sevgisi de böyle birşey…

Grup Nasi olarak “Annemiz gülse bize yeter, bir Annenin gülmesi dünyaya bedel” felsefesiyle yola çıkarak dünyada evrensel olduğuna inandığımız iki duyguyu bir araya getirdik.

Doğduğumuz toprakların en güzel melodilerini bir araya getirip üzerine annelerimiz için yazdığımız sözlerle birleştirdik ve hiç haberleri olmadan onlara sunduk. Annelerimizin çok uzaklardan gelen bu melodilere anında eşlik etmesi müziğin ve Annelerimizin ne kadar yüce olduğunu bir kez daha gösterdi.

Grup Nasi Hakkında..
Grup Nasi, Karadenizli gençlerin bir araya gelerek yöre kültürünün tanıtılması, öğretilmesi ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılmasını amaç edinen sosyal bir harekettir.

Grup Nasi isminden de anlaşılabileceği gibi “Nasıl” sorusunu her zaman kendi içinde özümsemiş olmakla birlikte, herkesin düşüncesine ve fikirlerine saygıyı ön planda tutmaktadır.

Biz çayın yeşilini, Karadenizin uçsuz bucaksız maviliğini, yapacağımız etkinliklerin her zaman ana felsefesi yapmak için bu adımı atıyoruz. Vadinin yamacında çay toplayan Emine’nin makas sesini tulumun enfes tınılarında duyurmak, takasıyla Karadeniz’in göbeğinde balık ağlarını çeken Ahmet’in “Vira vira…” seslerini kemençenin tellerinde titretmek için bu yola çıkıyoruz.

Karadeniz’de olan birlik ve beraberliğimizi, kaybolmaya yüz tutmuş türküleri, unutulmaya terk edilmiş kaideleri, Çayeli’nden Hemşin’e, Ardeşen’den İkizdere’ye, Güneysu’dan Pazar’a, bir horon halkasında buluşturmak için, Karadeniz’in hırçın dalgası, Rize’nin dinmeyen yağmuru, yüreklerin bitmeyen sevdası olmaya; Biz yaylaların sisi, derelerin sesi olmaya geliyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.