KARADENİZ DEMİR YOLU

İnşaat Mühendisliği Bölümünde okurken aldığım ulaşım derslerinde edindiğim en temel bilgi Ulaşımın tanımı ile hangi ulaşımın daha ekonomik olduğu ve Ulaşımın uygarlıkla eşdeğer olduğu idi. İnsanların veya üretilen mal ve hizmetlerin bir yerden başka bir yere taşınmasına ulaşım veya ulaştırma denir. Bir anlamda ulaşım, üretilen eşya ve malların, üretildikleri yerlerden farklı yerlerde ihtiyaç duyulmasından ileri gelir. İnsanlar ise iş gereği veya sosyal veya kültürel ihtiyaçlarını karşılamak için bir yerden başka bir yere giderler. Gerek herhangi bir malın gerekse bir insanın bulunduğu yerle nakledileceği yer arasındaki uzaklık, alacağı zaman, mal oluş fiyatı ve bir seferde en çok malın taşınması düşünülerek ulaşım şekli seçilir. Ulaşımda yapılacak yeni yatırımlarda daima amaç, uzaklığı azaltmak ve böylece hem zaman kazanmak, hem de fiyatı düşürmek olmuş, konfor ve emniyet de dikkate alınmıştır.

Ulaşım yolları genellikle düz hat olarak çizilmiş; dağ, su gibi yolu uzatacak veya dolandıracak herhangi bir engeli olmayan en kısa yoldan geçirilmek istenmiştir. Ulaşım araçları eski tarihlerden günümüze kadar çeşitli gelişmeler kaydetmiş, bir yandan ihtiyaçlar artarken diğer bir yandan da bu ihtiyaçları karşılayacak ulaşım yolları gün geçtikçe gelişmiştir. Coğrafik, ekonomik, politik ve sosyal faktörler, Ulaşımın gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

Bilinen başlıca Ulaşım Yolları

1.Kara Yolları: Ülkemizde en yaygın olan ulaşım türüdür. Yük taşımacılığının % 70’i, yolcu taşımacılığının % 90’ı karayolu ile yapılmaktadır. 1950’den sonra karayolu yapımı artmış, ulaşım araçları çoğalmıştır. Ancak, petrol ihtiyacının büyük çoğunluğunun ithalatla sağlanması, yol yapım ve bakım masraflarının çok olması karayollarının pahalı ulaşım yolu olmasına neden olmuştur. Doğu Karadeniz Bölümünde; Kop ve Zigana geçitleriyle Çoruh Vadisi kıyı ile iç kesimleri birbirine bağlamaktadır. Halen devam eden Ovit tüneli bölgemiz adına önemli bir karayolu projesidir.

2.Demir Yolları : Demiryolları, Kara yoluna göre daha ucuzdur. Bu özellik, büyük oranda yük taşımacılığında kullanılmasına neden olmaktadır. Yurdumuzdaki demiryolu hatları, uzunluk, kalite ve hız açısından yetersiz durumdadır. Hatlarımızın büyük bölümü, Doğu-Batı yönünde, akarsu vadilerini ve düz alanları izler Ülkemizdeki engebeli arazi ve dağlar demiryolu yapım maliyetlerini artırmaktadır. Dünya’da demiryolu ulaşımı her geçen gün daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Türkiye’de İlk demiryolu hattı 1866 yılında İzmir Aydın arasında kurulmuş, Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryoluna önem verilmiştir. Ancak, 1950’li yıllardan sonra, karayollarına daha çok önem verildiğinden demiryolu yapımı azalmıştır. Ülkemizde yer şekillerinin engebeli ve ortalama yükseltinin fazla olması demiryolu yapımını zorlaştırmıştır. Doğu Karadeniz Bölgesi, demiryolu ulaşımının olmadığı bölgedir. Ülkemizde; yolcu ve yük taşımacılığında demiryolunun payı yaklaşık % 10 ile % 15 arasındadır. Türkiye’de büyük kentler arası hızlı tren ulaşım projeleri uygulama çalışmaları devam etmektedir.

3.Deniz Yolları: Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili ve iki önemli boğaza sahip olması, denizcilik alanında gelişmesi bakımından çok önemlidir. Dünya ticaretinde en fazla kullanılan yol deniz yoludur. Bu nedenle, ülkemizde deniz yolunun ve limanların geliştirilmesi gerekmektedir. 8333 km kıyı şeridine sahip olan ülkemizde, bölgeler arasında düzenli ve tarifeli yolcu ve yük taşımacılığı henüz gerçekleşmemiştir. Dünya deniz ticaret filosundaki payımız %1’e dahi ulaşmamıştır. Fakat, son yıllarda sanayi ve ticaretin gelişmesiyle, limanlarımızdaki indirilen bindirilen yükte 8 – 10 katlık artışlar olmuştur. En ekonomik ulaşım türüdür. Çünkü deniz taşıtlarının yük ve yolcu kapasitesi fazladır. Yol yapımı ve yenileme giderleri yoktur. Liman yapımı giderleri fazla olsa da bir kere yapılır, uzun yıllar kullanılır. Kıtalar arasında ithalat ve İhracat deniz yolu ile daha kolay ve ucuzdur. Ülkemizde coğrafi konum bakımından deniz ulaşımına elverişlidir. Çünkü; 1.Üç tarafı denizlerle çevrilidir, 2.Karadeniz; İstanbul ve Çanakkale Boğazı ile diğer denizlere açılır, 3.Akdeniz, Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı’yla diğer deniz ve okyanuslara bağlanır, 4.Kıyılarımızda doğal limanlar çoktur. Ancak Dünya deniz ulaşımı ticaretinde ülkemizin önemli yeri yok denecek kadar azdır.

Samsun Limanı: Orta Karadeniz’in en önemli limanıdır. Trabzon Limanı: Doğu Karadeniz’in en önemli limanıdır. Zigana Geçidi, limanın gelişmesine katkıda bulunmuştur. İran transit limanı özelliğindedir. Buraya gelen mallar karayolu ile İran’a taşınır. Demiryolu bağlantısı yoktur. Ulaşımda Hinterland (artülke-artbölge) önemlidir. Hinterland, bir limanın iç bölgelerle olan ulaşım bağlantısı özelliğine denir. Hinterlandın büyüklüğü ve genişliği; ulaşım kolaylığı ve çokluğu, liman çevresindeki ekonomik etkinliklerin kapasitesi ve niteliğine bağlıdır. Hinterlandı geniş limanlar gelişmeye elverişli limanlardır.

Günümüzde uluslararası ticaretin önemli bir kısmı denizyolu ile gerçekleştirilmektedir. Bu yüzden ülkelerin kalkınmasında güçlü bir deniz ticareti filosuna sahip olması etkili olmaktadır. Deniz ticaret filosu; yeni iş alanları oluşmasında, döviz kazandırmasında, iç ve dış ticaretin canlandırmasında, yerli üretime yeni pazarlar sağlaması açısından büyük önem taşır. Deniz ticaretinde en çok taşınan yükler, petrol, sıvı gaz, kuru yük ve konteynerdir. Ülkemizin ticari mallarının % 80’i deniz yolu ile taşınır. Ancak gemilerimizin yük taşıma kapasiteleri yeterli olmadığı için malların önemli bir kısmı yabancı bayraklı gemilerle taşınmaktadır.

4.Hava Yolları: En hızlı ulaşım şeklidir. Ülkemiz ulaşımında en az payı olan ulaşım sektörüdür. Çünkü, hava yolu ile ulaşım yüksek sermaye ve teknoloji gerektirmektedir. Son yıllarda, Türk hava yollarının yanında, özel hava yolu şirketlerinin kurulması hava yolu taşımacılığında önemli artışlar meydana getirmiştir. Ülkemizde havayolu, yolcu taşıma, ithalat ve haberleşme alanlarında kullanılmaktadır. Bir ülkede ulaşım yollarının sıklığı, uzunluğu, niteliği, taşıtların çokluğu o ülkenin ekonomik gelişmişliğini ortaya koyar. Ülkemizde 1950’den sonra ulaşım yollarının sıklaşması ve ulaşım araçlarının yaygınlaşmasıyla sanayi ve ticarette büyük gelişmeler meydana gelmiştir.

Ulaşımı Etkileyen Faktörler:

1.Yer şekilleri : Dağların geniş yer kaplaması, sıradağların doğu-batı yönünde uzanması, ortalama yükselti ve engebenin fazla olması ulaşımı zorlaştırmakta, yer şekillerinin karmaşık olması köprü ve tünel yapımını zorunlu kılmaktadır.

2.İklim : Don olayı, kar, sis ve seller ulaşımı olumsuz etkilemekte, çığ ve heyelan olayları da ulaşımı zorlaştırmaktadır.

3.Sosyal ve Ekonomik Faktörler: Yol, köprü, tünel yapımı ve bakımı, gerekli sermaye, teknik iş gücü ve inşaat makinaları ulaşımı etkileyen sosyal ve ekonomik faktörlerdir.

Ulaştırma sektörü, üretim, dağıtım, tüketim sürecinin çok önemli bir parçasını oluşturmakta ve sektörün gerektirdiği altyapı yatırımları ekonomide önemli etkiler meydana getirmektedir. Sınırlı kaynakların en uygun kullanımı ile toplum refahının artırılması, ekonomi biliminin temel amacıdır. Modern refah ekonomisinin temel taşını oluşturan “Pareto Optimumu”nun gerçekleşmesi için hem üretimde, kaynak kullanımında hem de tüketimde, tahsiste etkinliğin varlığı gereklidir.

Ulaştırma sektörünün genel yatırım ödeneklerinden önemli miktarda pay alması; kaynak kullanımı açısından, ulaştırma türü tercihini daha da önemli hale getirmektedir. Ulaştırma hizmetleri ihtiyacı, en az maliyetle hangi ulaşım türü kullanılarak gerçekleştirilebileceğinin tespiti için maliyetlere; yapım, bakım-onarım, işletme maliyetlerinin yanı sıra ulaştırma türlerinin neden olduğu sosyal ve çevresel maliyetlerin de dâhil edilmesi gerekmektedir.

Kaynakların kullanımında etkinliğin sağlanabilmesi ülke ekonomileri için hayati önem taşımaktadır. Bu bağlamda; ulaşım talebinin karşılanması için alternatif ulaştırma sistemleri arasında en uygun maliyete sahip sistemin tercih edilmesi gereklidir. İki temel ulaştırma sisteminin yapım, bakım ve işletme maliyetleri açısından karşılaştırıldığında; demiryollarının yolcu taşımacılığında % 40–50 oranında, yük taşımacılığında ise yaklaşık % 70 oranında daha ucuz olduğu tespit edilmiştir.

Bu tespitlerden şu sonuçları çıkartabilir; Şehirlerarası yük taşımacılığı demiryollarına kaydırılmalıdır. Şehirlerarası yolcu taşımacılığında hızlı trenler yaygınlaştırılmalı; yeni yapılacak demiryolu yatırımlarında hızlı trenler tercih edilmeli, mevcut konvansiyonel hatlar ise daha çok yük taşımacılığı için kullanılmalıdır.

Samsun’dan başlayıp Ordu-Giresun-Trabzon-Rize-Artvin’den geçip Sarp sınır kapısına kadar giden, uzunluğu 540 km. civarında olan Karadeniz duble yolu yapılırken aynı proje içerisine, ortasına neden bir demir yolu projelendirilip yapılmadığı bir mühendis olarak zihnimi hep meşgul etmiştir. Duble yol içerisinde altyapısı hazır olan Karadeniz’e Demir Yolu yapılması şarttır.

Tüm teknik ifadelerden öte, trenle seyahat etmenin yerinin değişmeyeceğini, içerisinde nostalji barındırdığını, bize 19. yüzyıl, 20. yüzyılın başı ve yeni çağı hatırlatan bir tecrübeyi aktardığını söylemek istiyorum. Eğer, manzaraları kaçırmadan seyahat etmek istersek,  Tren yolculuğunun en iyi seçenek olduğunu da vurgulamak istiyorum.

Bu yazı aracılığı ile 2017 yılının tüm insanlığa barış, adalet, ahlak ve özgürlük getirmesini diliyorum.

Nizamettin Biber

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.