TEŞEKKÜR

İnsanları övmek, yüceltmek, onore etmek ve taltif etmek (hoş davranarak, iyilik yaparak gönül alma, nişan ya da madalya verme, aylık artırma gibi şeylerle ödüllendirme.) yerine, yapılanları ve insanları sürekli eleştirmek, yermek gibi toplumsal bir rahatsızlığımız var. Yerel bir gazeteci olarak Sayın İsmet Kösoğlu’nu eleştirebileceğimiz gibi hakkını vererek tebrikte etmek gerekir. Sayın Kösoğlu İkizdere adına tek başına deyim yerindeyse Don Kişotluk yapmaktadır. İktidarlar tarafından İlçemiz adına verilen kararları etkileme çalışmasına yani lobicilik faaliyetlerine kesintisiz devam etmektedir. Çağdaş modern toplumlarda binlerce lira harcanarak yapılan, İktidarı etkilemeyi amaçlayan en önemli sosyal faaliyetlerden biri olan lobicilik faaliyetleri hem yorucu hem de pahalı bir iş olduğu bilinmektedir. Sayın Kösoğlu ise bunu hem tek başına hem de sürekli yapmaktadır. Özellikle İyidere lojistik, Rize havaalanı, Ovit tüneli gibi Bölgelerimize yönelik katkı sunacak projeleri takip çabası takdire şayandır. Benimde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına bağlı bir Denizcilik Kuruluşunda çalışıyor olmam nedeni ile kendisinin faaliyetlerini yakından takip ettiğimi ifade etmem gerekir.

Çağımızın en önemli kavramı olan iletişime yönelik olarak İkizdere adına bir site kurarak haberler, yazılar paylaşan, kamuoyu oluşturan gündemi tutmaya çalışan çabaları nedeni ile de Turgay Karagöz kardeşimi de tebrik etmek istiyorum.

Kendileri ile aynı ideolojik perspektifle dünyaya bakmadığımı da belirtmek istiyorum. Belirtmem gerekir ki toplumsal olarak, İdeolojilerimiz, inançlarımız ve diğer tüm bireysel farklılıklarımız bizi ayrıştırmamalı aksine ortak faydada, paydada birleştirmeli, birlik ve beraberliğimize katkı sunmalıdır. Farklılıklarımız doğaldır ve yaşamı anlamlı, zengin kılarlar. Bir toplumu, karşılaştığı güçlükler karşısında dirençli ve üstün kılan, o toplumu oluşturan bireyler arasındaki dayanışma ve birlik ruhudur. Bu dayanışma ve birlik ruhunu hayata geçirmenin en önemli adımı ise, toplum içerisinde var olan her fikrin, her kesimden insanın hoşgörüyle birbirine saygı duymasıdır. Farklılıklar asla çatışmanın zemini olmamalıdır. Farklılıklarımız, birbirimizi tamamlayan zenginliklerimizdir. Bu nedenle saygı esas alınmalıdır.  Bu saygı kişiye, farklı inançlara, görüşlere, yaşayış biçimine saygıdır. Herkesin hayat tarzına, düşüncesine, inancına, farklılığına ve varlığına saygı göstererek insanlık onurunu yüceltmek, korumak ve kollamak zorunluluğu vardır.  Demokrasinin temel şartlarından biri, farklılıklara saygı göstermek, demokratik yollarla Ülke kaynaklarını talep etme, faydalanma çabalarıdır.

Kişisel haklara saygı, ifade özgürlüğü,  yasalar önünde eşitlik, hukukun üstünlüğü, çoğunluğun yönetimi, serbest ve düzenli seçmeler olan demokrasi, insanlığı geliştirmiş, ilkel yönetimlerden kurtarmış, insan merkezli yönettim anlayışıyla insanların mutlu olmasını sağlamıştır.

Farklılıklarımızı ayrıştırma, çatıştırma niyeti ve çabası içerisinde olanları unutmadan, “Farklılıklar ve benzerliklerimiz zenginliğimizdir.” Sözü hamaset koksa da temelde bu farklılıklarımız ve benzerliklerimiz saf zenginliğimiz değil yer altı zenginliğimize benzerler. Yani, yer üstüne çıkarılmadıkça, sağlıklı işlenmedikçe, insanlığa uygun bir şekilde üretilmedikçe toplum adına faydalı olacağını beklemek safdillik olur.

Efesli felsefeci Heracleitus’un “Karşıtlar yararlıdır, en iyi uyum farklılıklardan çıkar.”, Fransız devrimine büyük katkısı olan Fransız yazar ve filozof Voltaire’nin “Söyleyeceklerine katılmasam da, onları söyleme hakkın için ölümüne savunurum” sözlerini hatırlatmak istiyorum.

Çinin Liderlerinden Mao’nun, “yüz çiçek açsın, bin fikir yarışsın”sözlerini, yaşadığımız topluma uyarlamaktan başka çaremiz gözükmüyor

Yoksa; barış içerisinde, mutlu ve refah yaşamak yerine, birbirimizi yemeye, boğazlamaya devam edeceğimizi söylemek kehanet değildir.

İsmet Kösoğlu’na ve Turgay Karagöz’e Konfüçyüs’un “Karanlıktan şikâyet etmektense, bir mum yak” sözüne uygun olarak davrandıkları, İkizdere adına yaptıkları için teşekkür ederim.

Bir sonraki yazımın konusu; Karadeniz demiryolunun Bölgemiz için zorunlu olduğunu ifade eden ve sayın Kösoğlunun ilgili yazısını destekleyen içerikte olacaktır.

Nizamettin Biber

www.ikizdere.net

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.