?Yarama(Z)lıklar?

Yaylada iki kişi deli gibiydik. Tıpkı Baudelaire’in şiirindeki gibi “delideki güzel düş akıllıda yok artık” biz de bir düş bulduk kendimize. Bu sözü ilke bilerek Cem Karaca’dan “Memleket Sevdasınaaaa” söyleye söyleye geziyorduk salaş, rahat ve özgürce. Gözler çöplere takıldı, kalplere dikenler battı demiştik. Doğa için bir şeyler yapalım, şu çöplerin en azından kağıt türü olanları vs yakalım, az biraz düzeltelim derken bir çuval takıldı elimize. O da ne (!) içi dolu patates ve soğan. Bir tane bile çürük yok aralarında. Abartmıyorum ama kiminin evinde bile öyle diri soğan yoktur belki de. Bunu bi insanın neden yapmış olacağı üzerine çeşitli mantık arayan varsayımlar yürüttük. Mesela ‘yabani hayvanlar yesin diye mi atmışlar acaba’ dedik (ilkte masumca bakıyoruz tabii) sonra “yahu şu iğrenç çöplükte hayvan buraya gelmez ki, burdan yemez” dedik. -şahsen ben ayı veya kurt olsam mis gibi yerler duruken şurda şu bataklığa girmem- Sonra inekler için olsa e yaylada inek mi kaldı ki cancağızım. Bu şekilde devam eden varsayımlar içki şişeleriyle anlam kazandı ve kriminal analiz gerçekleşti. İçmeye gelen, -kafa dağıtmak diyelim hadi bu gün cumadır- gruplar yanlarında mangallık malzeme alıyorlar artanını da yük etmeyip hoppp arabalarından geçerken bir güzel çöplüğe sallıyorlar. (Sallarken tur atlattırıyorlar mı bilemiyoruz, mobese kayıtları yok.) Ne alâ değil mi, bulalım mı bir mana?

*düş başlangıcı*

İsraf haramdır, doğadan gelen doğaya gitsin anlayışı bizi dürttü ve en iyisi bunları dikelim dedik. Ne kaybedecektik ki. Göle maya çalma misali. Tutarsa adı “Yarama” olacak, tutmazsa sadece “Yaramazlık” olarak kalacak. Cevabı doğa verecek, toprak verecek. Teslim olduk Yaradan’a…

Şimdi bu yazıyı okuyup tescilli deli veya çöpçü diyebilirsiniz. Kişinin kendine yüklediği mana değer taşır. Biz bu dünyada daimi öğrenciyiz, lisanslı işsiz öğretmenleriz (türü giderek artmakta olan hani), şu bir kısmın arkalarından “okudi ne oldi, ahan sağa bi deli” dedikleriyiz. Şu doğada herkes bir öğrencidir, herkes herkesten bir şey öğrenebilir. Ne kibir, ne kendini beğenmişlik; Aynı meclisten geldik, aynı sözü verdik, aynı mayadan piştik (pişmeyeleri de unutun şimdilik:), dünyayı evreni turlasak da yol aynı dostlar aynı yere gideceğiz. Giderken iyi öğrenci veya iyi öğretmenler olalım, etkinlik sayfalarımızı renkli ve nezih dolduralalım.

Gerçek öğreticiyi, bildireni, doğayı dilini bilirsek şimdi kutlu olsun Öğretmenler günümüz. Tüm öğretmenlerimizin, şehit öğretmenlerimizin, atanan atanamayan öğretmenlerimizin, içinde öğretmenlik sevinci olan herkesin, şairlerimizin, kahramanlarımızın, atalarımızın, annelerimizin (liste uzayıp gidecek) öğretmenler günü kutlu olsun.
Yahu ne bilmiş zırva anlatıyor şimdi şu deli de diyebilirsiniz, deli düşleri de serbest. ?

Not: Resimdeki beyaz metal kabı da çöplükte gördük, görür görmez vurulduk aldık, çok iş gördü. (onun için de deli düşlerim var boyayıp güzel bir saksı ya da kedi veya buzak çanağı gibi, deli fikirlere açığız) Delilik huydur bizde!

Hep öğrenci kalın, bir yanınız deli olsun ama şu aklı başında delilerden…?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.